türkiye'de, 24 haziran seçimleri yolunda, istenmeyen, denetim dışı beklenmedik olağanüstülük yaşanmadı. seçime kalan günlerde de, seçimleri işleyişinden durduracak, engelleyecek bir gelişim yaşanmazsa, türkiye'de gerilimi yönlendirici güçler etkilerini yeniden düşünmek zorunda kalacaklardır.
abd de, ab de, rusya da türkiye'deki seçimleri etkilemiyor görüntüsü belirgindir. şu soruyu sorabiliriz: türkiye'de değişim beklenmediğinden midir abd/ab suskunlukları; yoksa, değişimi sezinlediklerinden, değiştirici güclerle ilk günden uyumlu olmak beklentisinden midir? seçimlerin önemli bir sonucu da bu soruların yanıtlarında açıklık yaşayacağımızdır.
abd'nin, akp'den beklentileri değişmemiştir; değişmeyecektir. abd'nin, akp'den beklediği açıktır: suriye'de ve ırak'ta, abd'nin çıkarlarına uyumlu olmak ve abd'nin ırak ve suriye'de kazançlı görünmekte değişmeyen tasarımı olan "devletçikler" siyasetinde abd'nin önüne dikilmemek.
abd, 24 haziran seçimlerinde akp'nin tümden siyaset dışı kalmayacağına göre akp'den kopamıyor. abd, 24 haziran seçimlerinden güçlü çıkabilen akp'yle birlikte çalışmaktan uzak kalmamaya çalışacaktır. abd, bu yönde beklentilerinde sabırlı ve sessizç akp'yle ilişkilerini koparmamaya özen göstermektedir. akp'nin yetkililerinin, seçim yolunda, her ortamda, durmaksızın abd karşıtlığı gösterilerinin getirisinin, akp'yi zayıflatmaması ötesinde geçerliliği olmadığı, abd'nin birincil ve değişmeyen siyasetidir.
abd akp'den kopmadan ve de açıktan akp'yle karşıtlaşmama siyasetinden kazançlı çıkabilir mi? seçimleri kazanmış akp, türkiye'de güçlenen değil gerileyen siyasiliktir. abd, güçlü akp'den yeterince yararlanmamış olsa da, zayıflayan akp'den yarar ummaktan uzak durmayacaktır.
akp yanından bakarsak ne söyleyebiliriz? akp'nin, 2002'lerle başlayan güçlü görünümünde, abd akp'den yararlanma beklentisinden gerilemezken, akp de abd'yi yanında görmek ve göstermekten uzak durmamıştır. bir anlamda, abd'den yararlandığı varsayımıyla abd'yle karşıtlaşmamaya öncelik vermiştir. 2002'den başlayarak 2011'de doruğuna çıkmış akp, güçlü olduğunda, abd'yle daha eşit ilişkilerde olacağını varsaymıştır. abd'nin akp'den istediklerinde değil de, akp'nin abd'ye istediklerini dayatacağı varsayımıyla akp de abd'yle alım-gülüm ilişkilerini sürdürmüştür.
akp'nin de, abd'nin de yanıldığı ne olmuştur? akp, abd'den istediklerini dayattığında, abd'nin uyumlu olacağını beklemiştir. benzeri biçimde, abd de, akp güçlü olduğunda, abd'nin isteklerinle uyumlulukta zorluk çıkarmayacağını varsaymıştır. oysa, akp de, abd de, türkiye'de, türkiye'nin sınırları ötesinde, sınırları yakınlarında, abd'yle işbirlikçi "devletçikler" oluşumuna direnecek güçlerin etkin ve dirençli olabileceğinde yanılmışlardır. akp ile abd arasındaki soğukluk ya da ilişkilerde sorunlar: 2012'de, obama'nın yeniden abd başkanı seçilmesiyle açığa çıkmıştır. 2013 mayıs ortasında, obama ile birlikte özel toplantıda, abd-akp uyumluluğunun iki yan için de olmayacak varsayımlarla temelsiz olduğu açığa çıkmıştır.
abd, akp'yle ırak ve suriye'de, beklentilerinin olmayacağını, 2013 mayıs'ında açıkça anlamıştır. çok açıktır ki, akp de, abd'ye dayanarak, türkiye'de iktidarını sürdüremeyeceğini yaşamıştır. 2016'da abd seçimleriyle değişim beklentisi de boş çıkmıştır.
büyük soru şudur: abd, akp'yle seçim sonrasında değişik ilişkiler arayışını nasıl zorlar?
daha da önemli soru şudur: akp'nin yitireceği seçimlerle oluşacak yönetimle abd değişik ilişkilerde mi olacaktır? abd'nin, akp'nin iktidar oluşuna hazırlığı olması anlaşılır ama, akp sonrasına hazırlığı olmadığı düşünülmemelidir. abd'nin, akp sonrasında, olası yönetimlerle de birlikteliklerde, akp'den beklediklerinden değişik beklentileri olmayacağını bugünden bilmeyenlerin olduğunu düşünmemeliyiz.
abd'nin türkiye'den beklediklerini akp sonrasında da alamayacağı ise, türkiye'nin en büyük gerçekliğidir.
15 haziran 2018, college station, texas.