küresel deyince çokları abd'yle özdeşleştirir. abd karşıtlığını küresel karşıtlığına denkleştirir. egemen görüş: küresel eşittir abd olsa da, doğrusu değildir. abd küreseldeki gücünü, 2000'lerle beklendiğinden çok ve hızla yitirir oldu. uzunca süre, özellikle abd'de ve abd yanlılarında, "abd özeli/güzeli" diyebileceğimiz, "abd ayrıcalığı("american exceptionalism"), 2000'li yıllarla daha yaygın ve etkin geriler oldu.
enson, reagan ve başakan yardımcısı bush'un başkanlıklarıyla abd'de "ayrıcalıklı" nesilden başkanlıklar sonlandı. reagan ve ardından bush dönemleri, "soğuk savaş"ın da sonlandığı evreye denk geldi. sovyetler birliği, tarih sahnesinden, aniden ve direnmeden çekildiğinde, abd "muzaffer" ya da tek kazanan varsayıldı. kazanan abd idi; abd "küresellik"te önder güç olmakta yetersiz kaldı. abd, tarihte nice benzerini gördüğümüz, tek odaklı "küresel devlet" hedefinde dağıldı. abd, derleyici ve birleştirici olacağına, ayırıcı ve seçmeci yan tutmalarında yayılmasını sürdüremez konumda tıkandı. iki kutuplu küreselliğe tepkici "üçüncü dünyacılık" da "soğuk savaş"la sonlandı.
abd'nin küreseldeki gücü: küreselin her köşesiyle, her toplumla ikili birliktelikler kurabilme ve sürdürebilmesidir. ikili ilişki kuramadığı ya da belirleyici olamadığı her ülkeyi de, küreselden yalıtıcı ve kısıtlayıcı iktisadi önlemlerle yıkabileceğini, dikleneni silâhla durdurabileceğini yürürlükteki gerçel siyasete dönüştürdü. abd, reagan yönetiminden bu yana, her yönetimde, benzeri iktisadî ablukayı birincil "tehdit" olarak kullanmaktan uzak duramadı. abd'nin bir gücü de: abd çıkarları uğruna, ayrımsız, her ülkenin, her siyasiliğiyle birliktelik araması ve bulmasıdır.
küreselde her toplumun üzerinde "abd" etmeni vardır. abd'nin ayrıcalığı ise, abd'nin üstünde abd olmayışında gizlidir. abd'nin ayrıcalığı budur. o yüzden, üzerinde abd olan toplumlarda, "abd"de işleyen kavramlar, kurumlar ve davranışlar özentilik olarak karşılıksızdır ve önünde sonunda abd yararına dönüşür. abd'ye özenli ya da özenti düşünme biçimlerinin abd dışındaki toplumlarda yararı da, etkisi de o toplumların özübne ve gelişimine katkıları kısıtlıdır. türkiye örneğinde menderes'in dramı da, demirel'in gidip gelmeleri de, özal'ın aniden yükselip birdenbire gidişi de abd ile eşitlik varsayımındaki yanılmalarındandır.
günümüzde, büyük savlarla ortaya çıkıp, hızla yükselmiş ve küreselin gözdesi sayılmış akp yönetiminin de, değişmez sorunu, önceki benzerlerinden değişik olmayacaktır. abd'yi kullanarak iktidarını kurup sürdürebileceği varsayımının işlemezliğinde, abd'ye diklenmekle abd'yle eşitleşme olanaksızdır. abd'den bağımsız yönetime başlayanların da, zamanla abd'yle çelişmelerini karşıtlaşmaya dönüştürerek sürdürmeleri zordur.
abd'nin kuzey kore, iran, venezüella ve yemen sorunlarından abd'nin küreselde siyasi yön değiştirmeden düze çıkması ve o ülkelerde barış uzaktır.
rusya'nın ve çin'in üzerindeki abd etmeni, 1989'dan bu yana hızla azalmıştır ve zamanla etkisizleşecektir. ayrıca, japonya, avrupa birliği, hindistan, avusturalya ve kanada'da abd etkinliği vardır ve uzlaşmazlıklar ikincildir. meksika, brezilya, arjantin, türkiye, nijerya ise kendi içlerindeki abd yanlılığını aşmak mücadelesini bir süre daha sürdüreceklerdir.
rusya ve çin, "soğuk savaş"ta birlikte olamayışlarını, ilk kez birliktelik yönünde zorlamaktadırlar ama, rusya da, çin de iç sorunlarını "baskıcı" yönetimlerle, zoryönetimle sürdürdüklerinden, güvenirliği de, sürekliliği de zordur.
abd'nin küreselde kendini yalıtması, gerilemesi değiştirilemez bir olgudur. bu durum trump'la ortaya çıkmış ya da trump sonrası değişebilir değildir.
18 mayıs 2018, college station, texas.