21 Temmuz 2017 Cuma

benim senin ya da bizim onların kalabalığı / cumaları -- 641.

kim ne derse desin; chp'nin "adalet yürüyüşü ve maltepe toplantısı" beklenenden kalabalık oldu. benzeri biçimde, akp'nin, "15 temmuz" toplantısında kalabalık, beklenenin altında olmadı. benim senin ya da bizim onların kalabalığı tartışması içsavaş geriliminde süregidecektir.

demokrasi seçim gerçeğidir. seçimi olmayan demokrasi olmaz. türkiye'de de, küreselde de, demokrasinin nicel gerçekliğindeki zayıflıktan, demokrasi karşıtlığına kaymalar yaşandı. yaşanan demokraside geride kalanlar, kendi soyut demokrasi özlemlerinde, demokrasi gerçekliğini nitelik sorununa indirgediler. demokraside nicelikten önce nitelik arayışı demokrasi gerçekliğinde uzun süredir işlemiyor. bu durumda iki sonuç değişmiyor: demokrasiyi nitelikle eşdeğer sananlar demokraside niteliğin artmasının aracı olamazlarken; nicelikleri yanlarında, çevrelerinde, artlarında toplayan despotlar egemenliklerini süreklileştiriyorlar. ayrıca, despotların özentileri yaygınlaşıyor.

demokraside nicelik desteğiyle ortaya çıkan desportlar ulusalcılık, yerlilik bayrağına sarılarak demokrasi kahramanlığında ilerlerken; çoğulcular tepkisel olarak, ulusalcılık karşıtı ve insancılıkla evrenselcilik soyutluğunu seçiyor.

demokraside çoğunluk olamayanların çoğulculuk özlemiyle, tümden demokrasi dışına itilmekten öteye çıkan sonuç da ürkütücü oluyor: çoğulcular çoğalacakları toplumlarından uzaklaşıyor; çoğunluk olanların içlerindeki olası ve olabilir karşıtlıkları, çoğunluk cephelerinde çatlamadan sürüyor. öyle görünüyor ki; çoğunluklar (nicelikçi demokrasi kahramanları) ile azınlıklarında azalan çoğulcular (nitelik özlemcisi seçkinler) karşıtlığı kısa sürede çözülmeyecektir.

çoğunlukçular kendi ulasallıkları içinde karşıtlaşmadıkça, ulusallıklar birbirleriyle ulusallıklarını üstünlük aracı olarak çatıştırmadıkça, ulusallıkları içinde azalmayacaklardır. çoğulcular da, evrensel birliktelikler uğruna, ulusal çıkarlara karşıt birliktelikteliklerden uzak durmadıkça çoğalmaları olanaksızdır. toplumlarda azınlık güçlerinin çoğalmasının olabilirliği de düşten öteye gerçeklenebilir görünmüyor.

soyutta karşıtlıklar ve çelişkiler bu durumdayken, somutta durum nedir?

macaristan'da, filipinler'de, polonya'da, venezüela'da, abd'de son dönemde ortaya çıkan yönetimler, demokrasinin niceliğinin belirleyiciliğindendir. türkiye'de, 1950'den bu yana, demokrasinin niceliğinin belirleyiciliğine tepki, dinmeksizin sürerken, 1960'ların ortasından başlayarak, demokrasinin seçimli olanına tümden tepkicilik süregitmektedir. demokraside niceliğin belirlediği çoğunluklarda nitelik gerilemesi belirleyicidır. 1950'deki dp'den sonraki ap'nin, 1980'lerde anap ve günümüzde akp olarak geçirdiği nitelik değişimleri açıktır. 1950'den bu yana, seçimli demokraside, çoğulculuk savlarındakilerin, niteliklerinin, çoğunlukta çekiciliği artmadığından öteye, azaldığını da yadsımak güçtür. akp kendini, dp izleri ve temsilcisi olarak yansıtarak, dp'nin nitelikli görünümü de silikleşmektedir.

çoğunluklar kendi içinde parçalanır mı? çoğulcular yetersiz niceliklerini çoğaltabilir mi? soyut düzeyde, demokrasinin birbiriyle içiçe olan bu sorularda tıkandığını görmek de, söylemek de zor değildir.

abd'den başkan trump'la içte dışta yenilik bekleyenler yaşananları anlamakta zorlanıyor. abd'nin içine dönmesi gereği 1989'la ortadaydı. abd, gereğinden, abd toplumunun desteklediğinden öteye dışarıda yayıldı ve dışarıda kaldı. abd'yi izlemekte anlamayanların anlamakta zorlandıkları şudur: trump değil de başkan hillary clinton olsaydı; clinton'u da görevden alma istemi ve beklentisi, ilk günden bugünkü düzeyde ve derinlikte yaşanacaktı.

trump'ın seçilmesini anlamayıp, açıklama gücü bulamayanların ilk günden kestirip attıkları, trump görevden alınır gerçeklenir mi? 2018'den önce trump'ın görevden alınması zordur. 2018 seçimlerinde niceliğin ne yönde oluşacağı, trump'ın 2020'den önce mi, 2020'de mi gideceğini belirler. 8 kasım'dan bu yana abd'de yaşananlara bakarak, trump'ın geleceğini öngörmedeki önyargıların, 2018 seçimlerinden önce geçersizliğini kabul etmek gerekir. abd'deki güçler ayrılığında, başkanlık gücünün yıpranması trump'la başlamadı. abd'de başkanlık gücünün yıpranması truman'dan bu yana durdurulamayan gerçekliktir.

abd'de güçler ayrımında meclislerin gücü de, anayasa mahkemesi'nin gücü de başkanlık gücündedir. başkan'ın yargıya atama gücü vardır ama, yargıçları onaylayan da, görevden alan da meclislerdeki siyasi güçtür. benzeri biçimde, başkanın seçiminde nicelik belirleyicidir. abd başkanı meclisi feshedemez ama, meclislerin başkanı görevden alma gücü vardır.

abd'de başkanın görevden alınması uzun, karmaşık ve partilerin uzlaşımıyla gerçeklenebilir. günümüzde cumhuriyetçiler de, demokratlar da birbirleriyle karşıtlaşmada uzlaşmaz oldukları düzeyde, kendi içlerindeki ayrımlarda da uzlaşmasızdırlar. abd'de, meclislerin çalışamaz durumda olduğu da yeni bir durum değildir. yirminci yüzyıl'da uzunca sürece meclislerde egemen güç olan demokratlar, 1980'lerle yükselen, cumhuriyetçi gücün gerisindedirler ama bitmiş, yokolan güçte değildirler.

abd demokrasisinin yıpranan gücü, uzlaşımdan uzaklaşmalarıdır. abd'de demokrasinin uzunca süre kesintisiz yürümesinin gücü, gerektiğinde uzlaşabilme gücünü bulmasındaydı. abd'de bozulma eğiliminde olan da, uzlaşmazlığın belirleyiciliğinin uzunca süredir egemen olmasıdır.

21 temmuz 2017, college station, texas.