abd güçsüzledikçe küreselde çatışmalar ve uzlaşmazlıklar derinleşecektir. abd, savaşamamanın tıkanıklığında geriliyor. libya'nın dağılması, abd'nin gücünden değil, güçsüzlüğünden yaşandı. mısır'da sisi yönetimi abd'nin gücü değildir; abd'nin istediğidir, abd'nin önüne çıkma gücünü bulamayışındandır.
katar'ın ortadoğu'da yalıtılmasına, abd dışında, yaklaşım açıktır: trump riyad'da, suudi kralı ve mısır diktatörünü yanına aldı ve küreselde iran'ı sonlandırma kararı aldılar. olabilir. ya değilse? suudiler ve mısır, abd savaşmayacak izlenimiyle katar'ı yalıtmaya giriştikleri konusunda bir yaklaşımı, sözkonusu edene neden rastlamıyoruz? abd istedi de katar ezilecek; abd yanlısının da, abd karşıtının da kesiştikleri ve anlamsızlaştıkları noktadır.
ya değilse kuşkusu ve temelinde yaklaşılınca, türkiye'nin katar'da ne işi vara yaklaşabiliriz. yoksa, abd istedi de katar'ı korumaya gidiyoruz ya da türkiye'nin kalkınmasında katar'ın payı önemlidir de, katar'sız olamayız gibi "kahve sohbeti" tadında değerlendirmelerle tv ekranına bakıp savurmak kolaylaşır. katar'a savunma kalkanı olmakla, abd'yle yakınlaşma istemi çakışıyor olabilir mi? neden olmasın? abd'nin akp'yle olmak istemediğinin, akp'si iktidar olmayan türkiye istemesiyle çakışmaz ki. türkiye katar'ın ardına önüne savunma diye ortaya atılınca, abd'yi karşısına mı aldı? 2012'den bu yana, abd'nin türkiye'de, neredeyse, tek olumlu karşıladığı "katar siyaseti" olduğu/olabileceği neden değerlendirme konusu değildir?
abd'nin iran'la savaşmayacağının zorunlu sonucuydu abd'nin avrupa'yla, beşlerle, japonya'yla iran'da uzlaşma aratıp bulması. abd'nin önemli ve güçlü bir kanadının ise: abd'nin savaşabilir/savaşmalıdır gücü olarak, trump'ın başkanlığında toplaşması iran ve sonuçta rusya siyasetinde değişim aramalarıyla kesişmiştir. karşılığı çürük ve temelsiz olan, "aptallar abd'de çokmuş" açıklamasıyla abd'de 2016 seçimlerini açıklama "huzur"unda olanlar için, baştan sıraladığım düşünme yöntemi, değerlendirme sorgulamaları, okumaya değer bulunmaz. huzur içinde olanların, "aptallarla huzursuzluğu" ya diledikleri ve düşündükleri değilse?
şimdi konuya girebiliriz. abd'nin değil; rusların da değil; suudiler'in, mısır ve israil ile birlikte yemen'de, suriye'de ve ırak'ta iran'ın yayılmasını geriletmekte, abd'den destek bulabileceklerinin izlenimini, trump'ın riyad gezisinde yakaladığını düşünmeliyiz. suudiler, uzun süredir, yemen'de kazanamayacakları bir yıkım savaşını sürdürüyor. sisi'nin, ordusunu, yemen'de kullanamadığı sürece, suudiler'in yemen'de iran'ı durdurmaları zordur. benzeri biçimde, suriye'de, suudiler türkiye ile birlikte, iran'ın yaygınlığına dur diyemediler. ypg/pyd/pkk desteği de, ne adım attı atabilir, hâlâ açık değildir. musul ise, öyle görünüyor ki: 2017 yazı'nda da ışid'den temizlenmiş ve dolayısiyle iran gerilemiş olmayacak görünüyor. bağdat, neden ışid'e karşı önlerde değil de, erbil'den yönlendirme musul'u ışid'den arındırmada zorlanıyor? musul'da, iran da, türkiye de arındırılabilir mi?
fransa ve ingiltere seçimlerinden sonra, temmuz ortalarına doğru, trump'lı ilk ve belki de son g20 toplanır mı? trump katılmıyorum dese, g20 mi kalır ya da sürdürülebilir?
türkiye'de kalkınma durmadı diye zorlama yöntemlerle iktisadi yaşam sürüyor ama, adalet 2002'den bu yana hepten geriledi. adalet ve kalkınma olmadan yaşanana zoryönetim diyoruz. küreselde, "popülizm"den çok adaletsizlik iktisatının sıradanlığını yaşıyoruz. nereye değin?
16 haziran 2017, izmir.