ölmekten, öldürmekten siyaset umanlar hep oldu. siyaseti ölümden öteye, ölmekten öteye yaşamayanlar da çoktur. kendini ölüme adadığını öldürmekle gösteriye dönüştürme, bir süredir, türkiye'de de yaşanıyor. giderek ölmelerin/öldürmelerin arası da azalıyor. henüz: gün geçmiyor ki demiyoruz. demesek demeyelim dileği boşluktadır. ölmeyi, öldürmeyi siyasetlerini yaşatmakta kullananlar türkiye'de de varlar.
türkiye'de parçalanmadan önce ayrışmadan sözedilebilir. henüz kitlelerde ve yörelerinde yok ama, gezi'yle ortaya çıkan karşıtlıkları arındırmacı, eksiltici saldırılarla ortada kalmakta direnmek isteyenleri benden değilsen ondansın ayrıştırması hızlanıyor. türkiye'nin dört parçalı siyasetinde akp mhp dışında birliktelikler kurulamıyor; kurulması önleniyor. an gelir durdurulamaz ve dört parçalı siyasetin ayrışmayla parçalanması durdurulamaz.
türkiye'de yönetim zayıflığı giderek artıyor. korkuyla ve karşıtlıkları yalıtmayla toplama gösterisinde dur durak bilinmiyor. toplama ve korkutmaca güç gösterisi olarak yaşandıkça, güçlenme bekleyenler güçsüzlüklerini yaşayıncaya, daha çok canlar yanacak görünüyor. türkiye'de ölmeler, öldürmeler sıradanlaştıkça ve hedef gösterip toplamalara yasal uyarlamalar sürdükçe güç gösterisi gelişiyor, yıldırıyor denebilir. etkinin tepkilerini yaşamadık. güç gösterisindekiler, tepki yaşandığında, tepkiler oluştuğunda yönetemediklerini anlamaya zamanları kalır mı? sustursalar, bastırsalar, yıldırsalar da yaşattıklarından sorumludurlar; sorgulanacaklardır. kendi önlerini değil; bir sonraki iktidarın önünü açtıklarını anladıklarında iktidardan çoktan uzaklaşmış olacaklardır.
enson sultanahmet'te yaşanan ölme/öldürme; önceki paris, londra, madrid ve benzerlerinden ayrıdır. londra'da, paris'te, madrid'te yaşanan şiddet gösterilerinde birleşik krallık'ta, ispanya'da ve fransa'da toplumun niteliksel değişimi ya da değişebilirliği sözkonu değildi. oysa, türkiye'de yaşananlar ve yaşanası görünenlerde ölme/öldürme dışında, türkiye'yi korkutmanın yanında, türkiye'yi sınırları dışına taşırma gizilgücü de vardır. türkiye, 2011'den bu yana, sınırları dışına taşmasına zorlanıyor. 1989 sonrası türkiye'si, 2001 sonrası noktaya, 1990'da ve 2003'te de gelmişti; direnç gösterildi. 2011'den bu yana ise gösterilen direncin çözülebilirliği daha güçlüdür. türkiye, sınırlarından taşmamakta direndikçe, suriye, ırak türkiye'nin sınırlarını zorluyor.
türkiye'ye, daha ne duruluyor sorgulaması ve zorlaması noktasında değiliz ama, ölmeler ve öldürmeler sıradanlaştıkça, sorgulama ve zorlama güçlenecektir. türkiye sorgulamalarla dayatmalara direnmekten uzaklaşır mı? türkiye'nin yarısında önyargı keskinleşerek sürüyor. geldiğimiz nokta da, gidilen yön de bu açıklıkta görünüyor.
kısacası, 2013'le içte dışta kabaran akp karşıtlığı, yönettirmeyiz dayatmacasından gerilemiyor; yedirtmeyizci yüksek sesliler sessiz çoğunluğu ardlarında varsayıyor. türkiye'yi akp sonrasına taşıyacak bu karşıtlıkta, yönettirmeyizcilerin de, yedirtmeyizcilerin de bir sonraki iktidar bileşiminde yerleri olmayacağı yönde gelişiyor türkiye'deki kargaşa.
bir yandan ülkeyi parçalatmayız kalkanıyla demokraside kazanılmış gücü tüketenler; öte yanda da, insanlık diye soyutluğun ardında ayrılıkçılara kalkan olmaktan uzak duramayan güç olamayacaklar. bu kargaşadan sonrası demokrasi, özgürlük ve uzlaşım görünmüyor. siyasete hep kuşkuyla bakmış ve siyaseti eksiklik sayanlar, siyaset dışında, akıntıya kapıldıklarını düşünmeden, akıntıya karşı kürek çekiyorlar.
15 ocak 2016, college station, texas.