21 Mart 2014 Cuma

cumaları -- 467.

küreselde, abd ile rusya karşıtlaşırken, çin ile avrupa, abd yanında kendi çıkarları beklentisinde izlerken, ortadoğu'da gerilimin şiddeti azalmazken, türkiye'de seçimlere on günden az kaldı. olağan yerel seçim gündeminden uzak, yerel yöneticileri belirlemekten çok, erdoğan'a karşıtlığın sayımı yönünde yaşanacak seçimden beklentiler çok.

30 mart yerel seçimleri nerelerde değişimin, nerelerde değişmezliğin yaşandığının göstergesi olacak. seçimle çıkacak sonucu önceden kestirmede verilerimiz yeterli değildir. oysa, günümüzde, seçmen eğilimlerini yoklama yöntemlerindeki gelişmeler, seçimlerin sonuçlarını önceden belirleyici oluyor. türkiye'de, ortada kullanılan ve yayılan yoklama verilerini değerlendirmelerde önemli bir duraklama evresindeyiz. güvenilir ve izlenebilir yoklama bilgilenmesinden yoksun gidiliyor seçimlere. bunun olumsuzluğu açıktır: seçim sonuçlarına hazırlanmış bir toplumsal davranıştan eksiklik, seçim sonuçlarına kuşkuculuğu beslemektedir. seçimlerde yozluk ve yolsuzluk beklentisinin olumsuzluğunu gidermek zor olur.

yerel seçimlerin, ardışık yaşanacak seçimler için yeni veriler üretmesi kaçınılmazdır ama, kuşku duyulan sonuçlar, sonraki seçimler için de kuşkuları çağaltıcı etkende olabilir. seçimlerin adil, özgür ve açık olmasının getireceği toplumsal güvene karşılık; yaşanabilecek güvensizlik, türkiye'de gerilemiş demokrasi geleneğinde istenmeyen sonuçlara varır.

2002'de akp çoğunluğuna ve yönetimine hazırlıksız yakalanmış türkiye'nin, akp'ye karşı toplumsal direnişi aralıksız sürdü. 2013'te 1 haziran'a uyanan türkiye'de akp karşıtlığı uzlaşmazlıkta düğümlendi. 1 haziran 2013'ten bu yana, akp'nin destek güçlerinde azalmalar olduğunu söylemek de, öngörmek de, özlemek de yaygınlaştı. erdoğan ve akp için halkoyu güvencesiyle sürdürülen direncin, ilk kez sınamadan geçeceği seçimde, akp oylarının artan yönde değil de azalan yönde oluşu sonucu yaşanacak mıdır? akp'nin, toplam oyların yüzde kırkı üzerinde oylanması, türkiye'deki yaşanan gerilimin süregideceğinin verisi değil kanıtı olacaktır. akp'nin, oyçokluğundan ötesi olmayan demokrasi anlayışından uzaklığının kanıtı olarak alınacak o oylama sonucu, demokrasinin güçlenmesinden çok, demokrasiye güvensizliği arttıracaktır. oysa, erdoğan'ın demokrasi anlayışında değişikliğe yolaçmayacak olsa da, akp'nin yüzde kırkların altından otuzlara gerilemesi, türkiye'de demokrasinin yaşamasının güvencesi için yeterli değildir ama gereklidir.

akp karşıtı oyların dağılımı ve değerlendirmesinden öncelikli ve ençok, akp'nin toplam oy niceliğiyle oy oranı ve yörelerde dağılımı seçimin en önemli göstergesi olarak alınacaktır.

2002'den bu yana sarsılmayan akp içi örgütlenme ve bağlaşıklık 30 mart seçimleriyle de sürer mi? akp açık örgütlenme olmadığından öngörüde zorlandığımız açıktır. akp'nin 2002'den bu yana, neredeyse, ilk kez, meydanlarda toplanmada coşku ve toplanmada seyrelmeler ve zorlamalar olduğunu söyleyecek örnekler az da olsa vardır. meydanların geliştirdiği yeni söylemler çıkmadığından öteye, erdoğan'ın, tek yanlı yinelenen, chp'yi ve cumhuriyet tarihini küçültücü, aşağılayıcı söylemine katılım coşkundur diyemeyiz. akp meydanlarındaki coşkusuzluk seçimlerde akp oylarının azalacağının ilk göstergeleridir demek için, seçim sonuçlarını bekleyeceğiz.

akp'nin bu seçimlerde de en büyük gücü: akp karşıtlığının, akp yanlılarından da dağınık ve parçalanmış oluşumudur. akp içinde dağılmayan birliktelikler bir yandan sürerken; akp karşıtlarında uzlaşılabilir bir birleşiklik yaşanmadı. chp, mhp ve bdp/hdp olarak ortadaki siyasiliklerin seçimlere ilişkin birliktelik arayışından uzaklıkları seçmenler düzeyinde de benzer midir? seçimlerin bilinmeyeni ve seçimleri belirleyenin bu olacağını güvenle öngörebiliriz. özellikle, "büyük şehir" birimleri seçimlerinde, kendi siyasiliğinin kazanmasından çok, akp'nin yitmesiyle geriletilmesi yönünde bir akıl ve bilinç gösterisi olur mu? seçmenlerin bilinciyle seçme geleneklerinin bunu olabilir kılacak örnekleri 1950'den bu yana çok azdır. özellikle siyasi parti kapatmalarının sonrasındaki yeni partilerde toplaşma dışında, iktidar partilerinin dağılması örnekliği azdır. 30 mart seçimlerinde akp iktidarının dağılmasını getirecek seçmen davranışı olacaktır demek zordur; olmaz demek önyargılı ve seçmenleri küçümseyicilik olur. türkiye'de en belirgin seçmen davranışı da, karşıtlarının çoğunluğunu küçültücü görmekle aşağılayıcı nitelemektir. akp karşıtları için, bu siyasi davranışın değişmesinin tek koşulu akp'nin oylarındaki gerileme olur; bu durum da türkiye siyasi devrim diye nitelenir.

30 mart seçimleri akp'nin gücünü sürdürdüğü sıradanlıkla sonuçlanmadığı an türkiye'de siyasi davranışta çarpıcı bir sonuç olur. akp'nin yolsuzlukları yoksayan, yargılanmasını engelleyen davranışlarının seçim sonuçlarıyla aklanacağı beklentisi yanlıştır. akp karşıtlarının, enazından, açıkta bu gerçekliği doğru değerlendirdiklerini söyleyebiliriz. akp karşıtlarının, akp oylarını seçmenlerin yolsuzlukları yoksaydığı yönünde değerlendirmeyeceği açıktır. akp seçmenlerini akp'den uzaklaştıracak bir yerel yönetim programı ve adaylıkları ortaya konulmayışının sonucu olarak alınacaktır akp'nin oyçoklukları. akp'nin 30 mart için iki dayanağı vardır: akp'ye saldırı dıştan destekli ve akp karşıtlığından çok türkiye karşıtlığı gereğidir söyleyişi ve bir de yerel yönetimlerde, yerellikte akp yeterlidir. seçmenler de, akp'nin dayanaklarını güçlendirecek akp yanlısı mıdır?

akp'nin iktidara demokrasi dışı zorlamalarla sarılması; yerel yönetimlerde hizmetleri çoğaltmaktan çok, türkiye'nin, cumhuriyet tarihi boyunca süren büyümesinin getirdiği kaynakların paylaşımından güçlenmiş yeni servetleri korumak olduğunun yansımaları, seçmenlerde, oylama değişimlerine neden olacak mıdır? bilinmeyenleri bilmeye doğru son günlere girildi türkiye'de.

erdoğan'ın türkiye'yi akpliler ve akp karşıtları yönündeki bölücülüğü, siyasi gerilimi sürekli kılma söylemi, erdoğan'ı geriletmese de; türkiye'de gerilimi süreklli kıldığı ve türkiye'de demokrasiyi yıpratıcı olduğu, türkiye'nin bugünkü görünümüdür. türkiye'de, seçmenlerin gerilimin süregitmesinden yana oylarını kullanmayacağını beklemek yerinde bir iyimserlik olarak korunmalıdır.

seçimlerin önlenmesi ve seçim sonuçlarına dıştan katkılar türkiye'de demokrasinin geriletilmesinin başlangıcı sayılmalıdır. akp'nin seçimlerden güvencesinin olması anlaşılabilir ama, akp'nin seçimlerin olmamasından kazanacağı olmaz. 30 mart seçimlerinin yaşanmışlığı, akp'nin gücünden önce, türkiye'nin demokrasiye bağlılığının gücü olacaktır. 2002'den bugüne, akp demokrasiyi gerileten gerilimin gücü olsa da; akp karşıtlarının, türkiye'de demokrasinin önemli gücü olduğunu akp'nin anlaması, türkiye'de demokrasiyi geliştiren etmen olacaktır.

küreselde, abd'nin geriden önderliğinin, rusya'nın çevresindeki sızmaları geriletme gücüne dönüştüğü günlerdeyiz. abd'nin kendi içine dönüşü 2008'den bu yana hızlanmışken, kırım'daki rusya oldubittisiyle, geriye çekilişten, yeniden yayılmacı olmayacağını söyleyebiliriz. rusya'nın sezişi ve varsayımları buydu. abd'nin yayılmacılıkta durduğu noktadan geriye dönmeyeceğini öngörmeliyiz.

21 mart 2014, college station, texas.