küreselde, kırım'da ne oluyor, ukrayna'da kopuş olur mu tartışıladursun; türkiye'de yerel seçimlere günler azalıyor.
erdoğan'ın durmayan saldırganlığı: akp içinden yeter denmediği sürece ya da seçimlerde, akp yüzde kırkların altında kalmadığı sürece, değişmeyecek görünüyor.
seçimlere az kala dışarıdan ya da orta yerde gözlediklerimizden söyleyeceklerimiz ne olabilir? akp'nin yerel yönetim aday seçimlerinden dolayı içerisinden tartışma yaşanmadığı ilk gerçekliktir. akp içi sessizliği çok yönlü düşünebiliriz. akp'li olanların bu durumu nasıl değerlendirdiklerini açıkta bilmiyoruz. seçim sonrasında da, adayların seçimleri, bugün olduğu gibi mi değerlendirilir? akp karşıtları için de şunu söyleyebiliriz: akp adaylarının seçimi konusunda önemli değerlendirmeler yapıldı denemez. sonuçta, akp'nin işleyişindeki gerçeklikleri de, gizemli sessizliği de anlayacak, açıklayacak bilgilenmeden yoksunuz. oysa, chp için ve mhp için benzerlerini söyleyemeyiz. mhp'de kısıtlı ama, chp'de, hemen her seçim öncesi yaşanan aday seçimlerine tepkicilik; gelen seçim için de yaşandı.
chp adaylarının chp yönetiminin nasıl bir işleyişiyle ortaya çıktığını biliyoruz diyemeyiz. bildiklerimiz, açıktan küskün olanlarla parti değiştirenler olduğudur. bu seçimlerde bu olgu, önceki seçimlerden daha yaygındır diyemeyiz ama, bu seçimlerde de yaşanmıştır. 30 mart seçim sonuçlarının tüm siyasiliklere yansıması olacaktır. chp'de yaşanacak seçim sonrası değerlendirmeleri, seçim öncesinden de güçlü olacaktır diyebiliriz. chp, geleneksel oylarını koruyacağının güvencesiyle yeni seçmenler kazanma beklentisiyle esneklikler gösterdiği aday belirlemelerinden beklediğini bulur mu? chp, geleneksel oy kitlesinden, chp adaylarını sorgulayanların yükselteceği sesleri partiyi sarsmadan partiye bağlı sürdürülmesini koruyabilir mi?
chp'de oluşan ve seçimler sonrası daha da sesli yükselecek tepkiler, chp'yi daha da güçlendirici olabilir mi? seçimlere göre, parti içinden, parti dışından yeni birliktelikler ortaya çıkar mı? chp parti yönetimi birliğini koruyabilir mi? chp'de yukarıdan gerçekleşmiş değişim seçime yönelik midir; yoksa, seçimlerde olası yetmezlik sonrası kolayca dağılır m? chp için bu değerlendirmeleri: chp içinden, chp dışından diye düşünmek gerekir.
30 mart seçimlerini, tbmm'de temsil gücü bulmuş 4 partinin adaylarının kazanabilirliği öngörüsüyle yaşayacağımızı öngörmüştük. özellikle, gezi coşkunluğuyla, partisiz, partili olmayanların adaylarının da öne çıkabileceğinden umutlananların yanıldıklarını ve yeni siyasetlerin gelen on yıllara yayılacağını vurgulamıştık. 30 mart seçimleri sonrasında yeni siyasetler ya da yeni oluşumlar ortaya çıkar mı?
30 mart seçimlerinin bir sonucu: akp, chp, mhp, bdp-hdp içinden olası kopmalara neden olacak oylama dağılımları mı olur? öteki sonuc ya da karşıtı da, bunların hiçbiriyle olmaz diyecek yeni oluşumlara gerekçe mi olacaktır? kısacası, geleneksel siyasetler varlıklarını sürdürür mü; yoksa, yeni diye eski siyasetlerin yeni oluşumları mı, denenmemiş yeni siyasetlerin toplaşması mı güç kazanır?
parti yönetimlerinin 30 mart beklentilerine göre biçimlenmiş adaylarını, partili seçmenler olduğu gibi oylayacak mıdır; yoksa, seçmenler, partili de olsa, parti bağlılıklarını parti yönetimlerinin sunduklarından ayrı ya da aykırı oylar mı?
türkiye'de, olağan, sıradan ve yerel odaklı bir seçim sürecinde olmadığımızı söyleyenler çoğunluktur. seçim sonuçlarının da: olağan, sıradan olmayacağıyla kesişir mi bu değerlendirme?
bir de şu var gelen seçimlere ilişkin: bu seçimlerin değiştireceği olmayacaktır; daha da ötesi seçimlerle varılacak bir yer yoktur. bunların sesi ve eylemliliği açıkta olmadığından, seçim öncesi düşünmekten öteye sözümüz yoktur.
akp'de durum erdoğan'la varolup; erdoğan'la dağılma noktasında düğümlenmiştir. akp, partisiz kitlesellikle, önder kişilikli parti örneğinden öteye bir siyasi oluşum ortaya çıkaramamıştır. erdoğan'sız akp olabilirliği yok düzeydedir. bu durum da akp'nin ilk ve en büyük zayıflığıdır.
türkiye'nin yerel seçimler sürecinde iki büyük oluşum yerinde durmaktadır: güneydoğu'daki pkk isyanı ile 2007'den bu yana yaşanan adaletsiz, yargılamada güvensizliğe varmış uzun tutuklamalarla, yargılamalar. akp, uzun süre, özellikle de, 2007'den bu yana "cemaat" denilen bir belirsizlik kalkanıyla sürdürülen adaletsizliklerle; kalkınma diye yaygınlaştırılmış yolsuzluklar açmazında tıkanmıştır. ne kalkınma diye yaşanan toki çirkinlikleri, ne de açılım diye, egemenleri yönetimden uzaklaştırma yasadışılıkları yeni bir toplum, yeni bir devlet düzeni gerçeklememiştir.
akp, sonunda, her toplumda geçerli olan ama, türkiye gerçekliğinde daha da geçerli olan: "dıştan saldırı" ya da dışarının içerideki işbirlikcileriyle ortaklaşa saldırısı noktasında yalıtılmıştır. akp karşıtları için bu durum kuşku yaratmamıştır ya da daha açık söylersek: akp karşıtlarında, ulusal olmayan güçlerin aracısı mıyım sorgulaması yaşanmamıştır. akp kitlesinin sessizliğiyle akp partisinin adanmışları içinse, akp karşıtlarının tepkilerinin, tek açıklaması ulusal olmayan öğeler değerlendirmesi, görünürde kazanandır. bugün gelinen noktada: akp adanmışlarının, akp karşıtlığının dış bağlantıdan bağımsız olduğunu anladığında yaşayacakları umutsuzlukları, yıkımları bilmiyoruz. benzeri biçimde, akp'ye karşıtların, dış güçlerin olası aracı konumunda olduklarını anlamalarında yaşayacakları tepkileri de bilemiyoruz. şurasını iyi biliyoruz: akp buldunduğu konumu dış güçlerle "mücadele" diye göstermekten gerilemedi; akp karşıtları içinse, akp'nin dışarıdaki yalıtılmışlığının, akp'nin yanlışlarının kaçınılmazlığından ortaya çıktığı ve akp'nin içeriye yaşattıklarının durdurulmasında, dışarının desteğine gereksinim duymadıklarındaki kendilerine güvenlerinin eksiksizliğidir.
sonuç olarak, dış bağlantılar, dış dayanaklar belirleyici değildir. onların varlığı her zaman vardır; önemli olan, içeriden yükselen karşıtlığın varlığıdır. akp'nin anlamamakta direndiği: akp karşıtlığının gidici ve bitici olmadığıdır. seçimlerin sonuçlarının akp karşıtlığını dağıtmayacağını; akp'lilerin dağılacağı gerçekliğini getireceğini öngörebiliriz.
ukrayna'da, rusya'nın yenilmeye direneceğini düşünmeyenlerin, rusya'nın kararlılığında durakladıklarını görüyoruz. rusya'nın kırım'daki oldubittisini, rusya'nın ilerlemesi olarak alamayız. ikiyüzyılı aşkındır kırım'da rusya vardır. tarihte 1991'den bu yana olan ukrayna'nın dış dayanakları olmadan bağımsız olamayacağı gerçekliği nereye varır? ukrayna'da, rusya'dan kopma yanlısı siyasilik gerileyecektir. rusya da, ukrayna'dan düşmanlık kaynaklanmayacağının güvencelerini sağlayacaktır. ukrayna'da olanların polonya için, baltık ülkeleri için, kafkas ülkeleri için de düşündürücü sonuçları olacaktır. belarus ile kazakistan rusya'nın güvenliğinde sorun değildir. kazakistan ötesi asya içlerinde, rusya'nın işgal ötesinde yaptırımı olamaz. sonunda, rusya da, geçmişte birleşik krallık gibi, osmanlılık özleyenler gibi, gidenin bitenin geriye gelmeyeceğini benimseyecektir.
rusya'nın ukrayna'dan kaynaklanacak gerilemesini durdurmasının, nato'nun yayılmasını durdurmasının; abd'nin yayılmacılığının da sonlanmasını getirmesi, barışı güçlendirir. rusya'nın kendi güvenliğine öncelikli konumu suriye'de ne getirir? rusya'nın, suriye'den öteye mısır'la yeniden olma yolunda sisi yönetimiyle birliktelik aramasının getirisi olmayacağı açıktır. davutoğlu-erdoğan dış siyaseti bağdat'ta, şam'da, tahran'da, kahire'de abd/ab yanında güvensizliğe vardığı noktada, ukrayna'da, yeniden abd/ab'yle olma yanına dönüşmüştür. iran için de bu gelişme, abd/ab yanında olma seçmesini hızlandırır. rusya'nın, iran'ı da, türkiye'yi de rusya yanına çekmesi zordadır.
g8 ve g20 toplantıları, uzunca süredir, ilk kez gösteriden öteye yaşanabilir. açıktır ki, g8'in de, g20'nin de toplanamama ya da eksik toplanma olasılığı artmıştır. g8 rusya'da, g20 de avusturalya'da toplanacak. toplantıların çok uzağındayız; gelen günlerde, gelen haftalarda bu gelişmeleri daha açık öngörebileceğiz, değerlendirebileceğiz. g20'nin, 2014'deki odağı "yolsuzluklarla mücadele"dir. g20'lerin çoklarının ülkelerinin çoğunluğunu temsil edenlerin "yolsuzluk"tan eksikli olması da ayrıca düşündürücüdür.
7 mart 2014, college station, texas.