türkiye'de, yüzyıllık isyanlardan, nice kıyımlardan bugünü bulduk. isyanların çözümsüzlüğünden varılan son noktada mıyız? yüzlerce isyancının hapishanelerdeki son çözümsüzlüğünden nereye varılacak? türkiye'de çözümsüzlük bunca canalıcı mıydı? isyancıların amaçlarının sağlanması olası mı? ölümlerden doğacak ya da yayılacak öfkeden çözüm gelmeyeceğini söylemek insan değerlerine saygısızlık mıdır? siyasetle savaşı karıştırmak yaygındır. isyancı için savaş olağandır ama, türkiye'de isyancılarla karşıtlaşmadan uzak durmayan siyasiliği akp'ye indirgemek doğru mudur? evet barışın savaşla, isyanla gerçeklendiği de gerçekliktir. her isyanın, her savaşın sonunda barıştan, zaferden öteye yenilgi de yok mudur? bugün hapishanelerde süregiden açlıkla varılacak siyasilik ölmeye yatanların özlediği olabilir mi? isyanlarda, savaşlarda ölüm olağandır ama, amacı yaklaştırdığı sürece. günümüzde açlıklarıyla isyanlarını sürdürenlerin savaşlarından amaçlarına ulaşmalarının düşünülemeyeceğini açıktan söyleyebilen yoktur; varsa da, etkileri yoktur.
isyanın da siyasiliğinde, açlık çözümsüzlüğünün de siyasiliğinde "bağlaşıklar" sorunu boşluktadır. isyancılarla, açlıkta ölüme gidenlerin de türkiye'de bağlaşıkları yoktur. ahlaki ndenlerden, siyasi nedenlerden isyancılarla birlikte görünenler türkiye çokluğunda çok azdırlar. akp iktidarı sarsılsa da isyancıların kazanımı türkiye gerçekliğinde ne gerçekçidir; ne de gerçeklenebilirdir.
türkiye'de akp iktidarı onuncu yılını bugün tamamladı. en uzun sürmüş siyasi iktidar, hala, 1923'ten 1950'ye chp'dir. 1923'ün chp'si ile 1950'nin chp'sinin birbirine benzerliği de, benzemezliği de çokça düşünülmüştür, tartışılmıştır, araştırılmıştır; bilinmez değildir. akp'nin yaşanan on yılı, onüç gün sonra, dp'den sonraki ikinci en uzun siyasilik olacaktır. akp, dp'ye göre, kuruluşundan daha kolay ve daha hızlı iktidar olmuştur. dp, 7 ocak 1946'daki kuruluşundan sonraki ilk seçimi kazanacak güce erişmş olsa da, seçimi kazanmış sayılmamıştır. akp 14 ağustos 2001'de kurulmuştur ve 3 kasım 2002'de katıldığı ilk seçimde iktidar olmuştur. 1950 koşullarında dp yüzde elliiki oy yüzdesiyle ve çoğunluk işleyişiyle iktidar olmuştur. akp ise, 3 kasım 2002 seçimlerinden yüzde otuz dört çoklukla iktidar olmuştur. dp içinden çıktığı chp'nin yenilenmişi ve tarihsel uzantısıdır. dp iktidarı chp iktidarının halktan kopukluğunun ve ulustan yalıtılmışlığına tepkiydi. dp cumhuriyet'in de, türkiye'nin de kalkınmayla koruyucusu ve savunucusuydu. akp, dp'nin doğrudan uzantısı değildir. dp'nin iktidarıyla özgürlük kazanan yeraltı örgütlenmelerinin demokrasi ve özgürlük ortamından cumhuriyeti'nin kuruluşunu ve varoluşunu sorgulayan, yıpratan ve değişime uğratmayı siyasi amaç görmüş ve göstermiştir. akp, türkiye'nin koruyucusu ve savunucusu olsa da cumhuriyet'in yeniden kurulmasının siyasiliğidir. akp, amacında etkin ve başarılı görünse de amacını gerçekleyebilir mi?
seksendokuzuncu yılını yeni geride bıraktığımız 29 ekim 2012 pazartesi gününde yaşanan türkiye gerçekliği açıktır. türkiye'de cumhuriyet tartışılabilir, geriletebilir de ama yıkılamaz. akp cumhuriyet'le uzlaşıklığa dönüşmüş gerçekliğiyle de türkiye'de cumhuriyet'i değiştirme gücüne erişemez. türkiye'de, cumhuriyet gerçekliğini değiştirecek siyasi güç yoktur. türkiye'de, cumhuriyet gerçekliğiyle uzlaşmaz karşıtlıklar vardır ve cumhuriyet'i yıpratıcıdır ama, yıkıcı ve bitirici gücü bulamayacağı açıktır. akp'nin 2023 hedefi de, 2071 özlemi de gelen yıllarda yükselen değil, gerileyen türkiye siyasiliği olarak yaşanacaktır.
bu hafta sonu yaşanacak mhp kongresi'nden mhp yönetiminde, mhp'nin türkiye!deki siyasi katılımında değişim yaşanır mı? devlet bahçeli yönetimiyle mhp'nin siyasi varlığı sürer. devlet bahçeli yönetiminin sarsılması mhp'yi türkiye siyasiliğinde bitirir. akp'nin mhp kongresi'nden istediği de, özlediği de devlet bahçeli'nin mhp'den eksilmesidir. akp'nin isteminin gerçeklenmesi olabilir mi? mhp kongre'sini yaşadıktan sonra daha açık bileceğiz.
abd'nin kuzey'e doğru doğu'sunun iki günlük doğa çarpmasıyla altüst olmasının önlenebilirliği düşünülemezdi. kentleşmenin en yoğun olduğu metropollerinin doğaya onca kolay tesliminden sonra, albaştan yeniden kurulmasında anlık duraklama ve yeniden düşünme olur mu? neredeyse, son otuz yılın, son elli yılın değişmez öngörülerinden birini iki üç günlük olarak yaşadık. new york kentinin ve kuzey'inin, güney'inin küresel ısınmayla sular altında kalabileceği mi yaşanandı? onlarca milyonun yığıldığı metropollerin bir iki kasırgayla, doğal yıkımla sonlanmayacğını biliyoruz ama, yaşanan gerçekliğin küresel ısınmayla ilişkilendirilmesi dayanakları artacaktır. new york ve çevresi bu sarsıntıdan çıkacaktır ama, bundan sonrasına daha da hazırlıklı ve dirençli olabilecek midir? siyasiler de, yurttaşlar, toplumsallık ve tartışma yeni ve yeniden kentleşmeyi getirmekten uzaktır günümüzde.
abd'de 6 kasım seçimleri'ne üç gün kaldı diyebiliriz. demokrat başkan obama'yla cumhuriyetçi başkan adayı romney arasındaki karşıtlıktan siyasilikte yenileşme, değişim olabilir mi? başkan obama'nın yeniden seçilebilirliği güçlü bir beklentidir; romney'nin seçilebilirliği beklenmeyen değildir. abd'de siyasetin değişmezliğ abd'nin gücü müdür güçsüzleşmesine mi dönüşür? 6 kasım seçimlerinin ilk büyük sonucu bu olacaktır. partilerin çoğalmasına olanak vermeyen siyasi donukluktan öteye abd'nin kıyılarıyla, ortası ve içlerindeki donukluk nasıl ve neden değişebilir? kaliforniya ile new york demokrat partiyle donmuştur; teksas ile çevresi de cumhuriyetçilik'ten çözülmüyor. abd'nin bu yüzyıldaki büyük sorunu budur: siyasi olarak, abd'nin donmuşluğu nasıl çözülür?
2 kasım 2012, college station, texas.