8 Kasım 2012 Perşembe

abd'de demokrasinin güçleri, güçlüleri.

abd'de, 6 kasım'da, demokrasinin yaşanmadığını, zayıfladığını, gerilemekte olduğunu gözlemek yanlış olur. abd'de başkanlığı kazanan demokrat barack obama için kullanılan oy sayısı yaklaşık 60,86 milyon ve seçimden yenik çıkan cumhuriyetçi mitt romney için kullanılan oy sayısı da yaklaşık 57,95 milyondur. yaklaşık 120 milyon seçmen katılımı azımsanmayacak demokrasi gücüdür. kayıtlı seçmen sayısıyla karşılaştırıldığında, tüm seçmenlerin yüzde ellibeşine denk gelen bu sayıyı katılmayanların oranıyla karşılaştırmak yanlış olur. abd demokrasisinde katılmayanların seçmelerinin de katılanların seçmeleriyle uyumlu olacağını düşünmek zorundayız. demokrat ve cumhuriyetçi seçmesinin dışında da seçmelere de yüzde iki oy oranı düşmektedir. obama'nın aldığı 61 milyonluk oygücü de, oy kullanan seçmenlerin yüzde ellisini bulan oran da güçlüdür. benzeri biçimde, yaklaşık 58 milyonu bulan ve oy kullanan seçmenlerin yüzde kırksekizini bulmuş romney'nin oylarının da temsil gücü yüksektir.

seçime katılım konusundaki sayıları önceki ve yakın dönemdeki seçimlerle de karşılaştırdığımızda abd'de demokrasiye sahiplenmede bir zayıflık, güçsüzlük ve gerileme gözlemek yanlış olur. 2008 başkanlık seçimlerinde değişim eşiğindeki yüksek katılım özel durum olarak alınmalıdır. 2008 seçimlerinde demokrat obama yaklaşık 70 milyon seçmenin oyuyla, yaklaşık 60 milyon oy almış cumhuriyetçi aday mccain'den önemli bir güce varmıştı. 2008'de toplam 130 milyonluk katılım da abd seçmenlerinin yüzde 61'inin oygücüydü.

2008'e göre bakıldığında, dört yıllık süreyle katılım, ilerleme ve gerileme değerlendirmeleri yanıltıcı olur. sonuçları, obama olarak da, demokratlar olarak da, cumhuriyetçiler olarak da, abd demokrasisi diye de değerlendirken varacağımız yargılarda ivedi davranmamalıyız. katılımların nicelikleriyle niteliklerinde gizli olan nice anlamlar vardır. obama yanlısı olarak kazanılmışlıkla sevinileceği gibi uyarılı olmak da gereklidir. demokrat parti adayı obama birinci seçiminden yüzde üçlük bir gerilemeye uğramış ve toplam oy yitirmesi de yaklaşık  9 milyondur. bu düşüş iktidar yıpranmasıdır ve olağandır. demokrasilerde iktidarda oy kazanımından çok, oy yitmesi doğalıdır. abd seçmenleri güçlüdür diyebiliriz. katılımdaki düşüş iki parti için de geçerlidir. yeni katılımda, yeni seçmenlerde, demokratlar'ın kazanımının yüksek olduğunu gözlemek doğrusudur çünkü 18-29 yaş kümesindeki katılım en düşük oranlardayken oy seçmelerinde yüzde 60 demokrat oyuna karşılık yüzde 40'ı ancak bulan cumhuriyetçi oyu vardır. sonraki seçimler için de önemli gösterge yeni katılan seçmenlerin yoğunlaşma odağıdır. abd'de son otuz yılın ilk onbeş yılında gerileyen demokrat oylar geriye kazanılmıştır. 2008'le demokratlar'da toplaşan oylar, bir süre için demokratlar'la gideceğini düşünmek geçerli olanıdır çünkü siyasi seçmeler ilk katılımlardan az değişim gösterir. değişim, zaman içinde ve ağırdan olur. bundan böyle beklenecek ikinci değişim de 1980'lerle kazanılmış cumhuriyetçi oyların ağırdan çözülmesiyle yerlerinin yenileriyle değişmemesi durumudur. demokratlar için de en büyük sorun, 2008'deki katılımdan gerilemenin durdurulmasıdır. 2008'den 2012'ye 10 milyona yakın ayrımdan 3 milyonluk ayrıma düşüş olağandır ama, olağanın ötesinde araştırılıp değerlendirilecektir.

abd demokrasisinde de geleneksel karşıtlıklar, değişmez geriye göndermeler çoktur. bu olağandır. örneğin, cumhuriyetçiler için geleneksel ailenin son elli yılda, özellikle demokratlar'ın seçmeleri, zorlamaları, önderliğiyle üretim ilişkilerinde yaşanan değişimlerin toplumsallığı kabullenilmekteki ağırlığı küçümsemek yanlıştır. toplumsal gerçekleri görmek, gözlemek ayrı; toplumsal değişimleri benimseyip sürmesini özlemek ayrıdır. abd'de evrimle varılan ailenin çözülüş olgusunu benimsemiş demokrat siyasetçilerinin önde olmasını cumhuriyetçi siyasetçilerin direnişini anlamak gerekir. cumhuriyetçi siyasiler, bir süre daha değişene direnme, hoşgörüsüzlük davranışını koruyabilir çünkü olanı ne istediler, ne de önleyebildiler. 2012 seçimleri cumhuriyetçi siyasiler için toplumsal gerçeklerin değişimini benimsemeyle hoşgörülü yaklaşma siyasiliğini de getirebilir. abd'de siyasi partilerin yaşanan toplumsallıkla, toplumun gerçekleriyle uyumluluk demokrasinin gücüdür. abd'de cumhuriyetçiler'in bugünkü siyasi konumları değişmez değildir. 1980'lere göre, cumhuriyetçiler'de değişim ve evrim oluşmuştur. yoktur, olamaz demek siyasi olarak da yanlış olur; toplumsallıkla da uyumlu değildir.

abd demokrasisinde değişimler uzun aralıklarla ve ağırdan yaşanmaktadır. yaşanılan değişimlerden geriye dönmek de hem zor hem de olanaksızlaşmaktadır. 1930'larla, küreselin o günkü koşullarına tepki olarak ve bir de 1920'lerle yükselen gelirin paylaşımındaki adaletsizliklerin getirdiği 1929 buhranı'ndan çıkmak gereği "refah devleti/sosyal devlet" uygulamaları, uzun sürede 1970'lerle abd'nin gelişimini tıkamıştı. 1980'lerle başlayan "refah toplumu"nu dengelemekle devleti denetlemek uğraşı 2000'lerde sarsılmıştır.

2012 seçimlerinin ilk getirisi abd'nin bir sonraki değişiminin önceki değişimlerden de zorlu ve uzun sürede olacağıdır. 2012 seçimlerindeki değişimlerin yetersizliğiyle gerekli değişimler için öncülük edecek güçlü bir siyasiliğin eksikliği abd'nin en büyük sorunudur. abd'nin güçleriyle güçlüleri ikiye bölünmüşlük güçsüzlüğünden güçlü uzlaşımlara da varabilir; uçurumun kıyısında içsavaşlarını da yenileyebilir.

2012 seçimlerindeki bölünmeleri okuyup değerlendirmesini yapmak da, yeni siyasetler üretmek de olasıdır. abd'nin gücü abd'ye yaptırımların dıştan dayatmayla değil içinden gelişimle yaşanmasıdır. abd'de içsavaş durumu 2012 seçimleriyle de sürmektedir. abd güçleri, güçlüleri içsavaşı birliğini sürdürmek için uzlaşıma eriştirir mi; yoksa, içsavaş abd'yi içinden eritmeye, yıpratmaya mı uğratır? abd'nin güçleri de, güçlüleri de bugün derinden düşüncelidir.

8 kasım 2012, college station, texas.