akp'nin 4. büyük kongresi'nde, akp'nin küreselini gördük mü? küreselin, akp'nin 4. büyük kongresi'ni gördüğünü biliyoruz.
akp ile türkiye değişmedi demek yanlış olur. akp, türkiye'yi istediği gibi değiştirdi demek de yanlış olur. akp'nin türkiye'yi değiştirmede nerede olduğumuzu, akp'ye yakınlığımızla uzaklığımız belirler. akp'nin 4. büyük kongresi'ne bakıp, akp'nin türkiye'yi değiştirmesi güçlenmiştir çıkarımını yapan akp'liler çoktur. bir de, akp'nin değiştirme gücü bundan ötesini zorlayamaz diyenler vardır.
akp'nin, 4. büyük kongresi'nde de gördüğümüz gibi: türkiye'nin tarihini, siyasetini, toplumunu, iktisatını değiştirmek istediğince coğrafya'sını da değiştirmek istediğidir. akp'nin, türkiye'nin coğrafyasından taşmasını zorlaması için diplomasiden öteye savaşı da zorlamak istediğini 2012'de, 2002'den daha çok biliyoruz. türkiye, geniş bir imparatorluk tarihiyle, uzun süreli anadolu'da yoğunlaşma tarihinde bugünkü konumunda yerleşiktirç 1071, anadolu'da türkleşmenin tarihi ise; 1923 de, yeniden kuruluştur. arada selçuklular, beylikler ve osmanlı vardır. akp'nin tarihçiliği: süreklilikten çok, arındırmacılıktan çok; tarihin güçlü anlarından seçmelerle, yayılmaları önemseyen; yenilgileri, duraklamaları, gerilemeleri yoksaymayı özleyendir. oysa, doğrusu süreklilikle gerçeklikler olmalıdır.
akp, iktidarının ilk günlerinde brüksel'de washington'da olmayı önemseyendi, bunun yararları çok oldu. avrupa'lılığa, abd'leşmeye yatkın cumhuriyetçi aydınların bir bölüğü kolay yakalandılar buna ve aydınlararası yarılma, akp'ye yakın durmayı getirdi aydınların birazında. ayrıca, abd/ab egemenleriyle güçlü israil etmenleri akp'ye güven duydu. akp'ye direnç "blok"unda büyümeden çok küçülmeye yaradı bu brüksel duruşu. abd/ab!yi ardına aldığını varsayan akp, avrupa coğrafyasında, asya coğrafyasında yaşayamayacağı yayılmayı türkiye'nin güneyinden afrika'nın kuzeylerine, ortalarına gerçekleyebileceği düşüne kapıldı. abd/ab'nin yerleşiklikte ve kalıcılıkta zorlandığı yörelerde onlarla ve onlar adına önlerde olmayı türkiye'nin yeniden oralara taşmasında tarihsel fırsata düşürmeyi olabilir varsaydı.
"arap baharı" diye anılan 2011'de tunus'ta başlayan, hızla kabaran cografyada abd yanlısı kalıntı yönetimlerin yerine müslüman kitlelerin çoğunluğunun egemenlik arayışında çekici deneyim sayıldı akp. arada, abd/ab adına ve abd/ab'yle "tampon" olmaya gönüllüden öte fırsatçı davrandı. bir yandan da buna ideolojik hazırlanmışlık ve akp'nin tasarımı görünümü verdiler. akp'yle brüksel sevdalısı aydınlar bu gelişimlerde savruldular. türkiye'de brüksel'i beklerken; türkiye'de, filistin sorununu, bağdat'ın tahran'la güç ortaklığı çekişmesini, israil'in ortadoğu'da tarihsel varlığının tartışmasıyla, yirminci yüzyıl'da yükselmiş sovyetler kalıntısı abd'yle süren yönetimlerin arındırılması ve bir de adı var, kendisi tarihte yer almayan devlet bekleyişlerinin temsilcileri akp'yle oluverdi.
akp, hem filistin'le olabilecek hem de israil'le olunabilir varsayıyor. abd olamadı; geçmişte sovyetler, ingilizler olamadı tarihini görmüyorlar da; osmanlı, bir zamanlar, oraları sorunsuz yönetmişti tarihini düşünüp düşlere, düşüncelere dalıyorlar. bağdat'ın kuzey'iyle bağdat'ın güç çelişmesinde, arabuluculuktan öteye egemen çözümleyici olmayı özlüyor akp. mısır'da, yemen'de, libya'da, tunus'ta türkiye'nin de sözü olsundan öteye türkiye belirleyici olabilir sanıyor akp.
henüz akp, türkiye'nin askeri gücünü dışarıya taşırmadı. türkiye'nin sınırlarından öteye taşması, türkiye'ye, sınırötelerinden, doğrudan saldırı olmadan olabilir mi? akp, büyük hedefler derken, dışta yeniden güçlenmeye özenirken yüzyıllık sorunlara türkiye'yi taşırken türkiye'nin olan gücüyle mi başarılı olacak? ya olan gücünü azaltırsa? akp, tarihin ve ilerlemenin hep ileri, hep yükselme olacağını varsayıyor. küreselin ardına takılmış akp, küreselde dağılıp, türkiye'nin dağılacağını olası görmüyor. çok yönlü düşünmek güçsüzlük, zayıflık, içine kapanıklık değil de, akıllılık, gerçekliktir diye de düşünmek gerekir. yerinde durarak da güçlenen türkiye cumhuriyeti en önemli kazanımdır ve en büyük gerçekliğimizdir.
neyse ki, akp sözünü çok seviyor büyüklüğün; eyleminde aceleci görünmüyor.
2 ekim 2012, college station, texas.