30 Mart 2012 Cuma

cumaları -- 364.

bir yanda suriye, öte yanda ispanya. bir yanda myanmar, öte yanda venezüela. papa'nın küba'da işi ne? fransa'da başkanlık seçimlerinden kim çıkar, ne çıkar? ingiltere'de ağırdan ve derinden gelişen "respect parti"nin londra'daki kazanımı ne getirir? bu gelişmeler, 2012'de, enaz rusya, fransa ve abd seçimleri düzeyinde önemlidir. ya türkiye? 4+4+4 ile aziz yıldırım arasında kilitlenen güncelin gündemi ne zaman olağana döner?

suriye'de, sokaklarda ölümlerle öldürmelerin şiddeti azaldı görüntüsü yanılsamadır; gerçeklik değişmeden yerinde duruyor. beşar esad'ın yanında daralmış iktidar görünümü karşısında yaygın ve dağınık "muhalefet" var. beşar esad'ın karşıtlarını dağıtması olanaksız. günümüzde, suriye odağında, temel sorun "muhalfete" kim öncülük edecek ve esad sonrası uzlaşım barış içinde nasıl örgütlenebilecek? bir anlamda, mısır'daki gibi değil ama libya'daki gibi, neredeyse, devlet albaştan kurulacak, işleyecek. son günlerde suriye gündeminde önemli gelişmeler yaşandı. önce, şam'da ve sonunda halep'te de sokaklarda silahlar, silahlılar göründü, patlamalar yaşandı karşılıklı. ardından, bir önceki birleşmiş milletler genel sekreteri kofi annan, neredeyse, rusya'nın, iran'ın ve çin'in temsilcisi görünümünde beşar esad'ın yönetemini uzatmayı denedi. beşar esad karşıtları da, birleşmiş milletler'de güvenlik konseyi'nde oylamada birleşmiş olanlar da kofi annan'ın boşuna çabalarından umutlanmadı. geriye ne kaldı? haftasonunda istanbul'da toplanacak "suriye'nin dostları"ndan ne çıkar? beklenen karşıtların esad'a karşı ve esad sonrasında önderlik, işleyiş ve örgütlülük. olur mu? enazından eksiklik nedir, uzlaşmazlığın giderilmesindeki engeller nasıl aşılabilir anlaşılacak.

ispanya'da toplumsal karşıtlık sokaklarda. yakın zamanlarda genel seçimlerini yaşamış toplumda, seçimlerden aradığını bulamamış "muhalif kitleler" yakıyor, yıkıyor ve yatışmak, durmak bilmiyor. sorun ne? sorun, geçmiş yirmi yılın, geçmiş otuz yılın geleceği öngörmeden yaşanmışlığıdır. tüketim toplumu hastalıklarının artık ilaçla, geleneksel yöntemlerle çözülemezliğindeki karamsarlıkla, kötümserliktir. kaba sayılarla, yüzde yirmibeşi bulmuş işsizlikten yaşananları olağan karşılayabiliriz. yeterli olmaz. genç nüfustaki işsizlik sorunu ve düzeyi ise olmayacak düzeylerde seyirediyor: yüzde elli. evet genç nğfusun yüzde elliye yakını işsiz. 1930'larda, 1960'larda bu koşullardan tek beklenti ülkede "devrim" beklentisi olabilirdi.

bugün öyle bir beklenti yok. dağınık, amaçsız sokaklarda kırdılı, yaktılı gösterilerden ne çıkar? fransa'dan, ingiltere'den, yunanistan'dan, italya'dan bişey çıkmamış olması ya da "ows"in cılızlığı için erken umut/suzluk mu geliştirmek gerekir? ispanya'da yaşananlar, barselona'da da, madrid'te de yaşanıyor. "eta"ların, bask'ların ne etkinliği, ne de izi kalmadı abartısına varmadan ispanya'nın tümüne yaygınlığını anlamak gerekiyor. ispanya'nın sokaklarındaki gösterileri yüzde doksandokuz diye açıklamak da yanılsama olur. ne işsizlik seçimlerin sonucudur; ne de abd'de başladığı varsayılan "küresel devrim" bilinmiyordu seçimlerde.

neden yunanistan'daki sokaklarla, fransa'daki, ingiltere'deki, italya'daki, new york'taki sokaklar birlikte görünmüyor? bugün görünmemesi hiç de olmayacağı sonucuna mı götürmeli; yoksa, bir sonrası da odur öngörüsüne mi? şu anda, sokaklardaki kitleselliklerin, egemenlerin, kısıtlı polis tepkileriyle dağıtma çabalarından öteye "küresel" anlamda "panik" durumunda olduğunu söyleyemeyiz. suriye ile ispanya bir yerde kesişir mi? 19. yüzyıl'ın anarşistleri, komüncüleri ya da yirminci yüzyıl'ın devrimcileri olsa "devrim"in eşiğindeyiz diye "enternasyonal"i daha gür, daha coşkun söylüyorlardı. günümüzde de, tarihte olduğu gibi, mali-sermaye ile egemen devletlerin örgütlülüğü daha "küresel" görünürken, tepkiler ve karşıtlıklar çok yerel kalıyor?

miyanmar'da askeri düzenden, baskıcı egemenlikten adım adım çözülüş yeni bir adım daha atıyor gelen günlerde. meclis için kısıtlı sayıda seçimler yaşanacak. bu seçimin değil de, olası bir sonraki genel seçimin miyanmar'da değişim getirmesi beklenmelidir.

venezüela'da seçimler 7 ekim'de yaşanacak. çok yanlı gelişimlerle beklentiler artıyor. hugo chavez, bir yandan, dördüncü kez adaylığını tartışmasız seçilmişlikle sürdereceğinin güvenini korurken, yeniden küba'ya gitmesi, sağlık sorunlarının, belki de 7 ekim'i bulması konusundaki kuşkuları azaltmıyor çoğaltıyor. bu arada, ortanın solu eğilimli, otuzdokuz yaşındaki henrique capriles ise kendini brezilya'nın lula'sıyla özdeşleştirmesinin venezüela'daki yansıması ne olur?

papa'nın küba'ya gezisinin getireceklerini yakında yaşayacağız. küba'nın geçiş sürecinin, dönüşümünün, küba'nın devrimcilerinin egemenlerinin özlediği biçimde ve özde mi olacağını kestiremeyiz. şunu söyleyebiliriz: küba'da değişimler değişimleri izleyecektir.

fransa seçimlerinde üçlü karşıtlıktan birinci aşamada sonuç alınmaması olağandır. önemli olan 22 nisan seçimlerinden çok, 6 mayıs'taki ikinci aşamadır. fransa'dan yeni, coşkunluk getirecek bir sonuç beklenmiyor. sarkozy'e alışmış fransa içseliyle küresellikte, ola ki, françois hollande, blaire ile clinton benzeri ne olduğu belirsiz bir yönetim getirir. doğal ki, fransa'nin büyüklüğüyle önemi gibi açıklamalarla birlikte.

abd seçimlerinde, son dönemeçten bir öncesindeyiz. newt gingrich nasıl elenecekle, ron paul nerede yeter diyecek? rick santorum, mitt romney'i zayıf ve yetersiz gösterme çabasında yavaşlayacak mı, uzlaşma mı olacak?

abd'de pazarda iyileşmeyle, işsizlikte yeterince iyileşememenin üstüne gaz/benzin ederinde yükseliş atbaşı gidiyor. avrupa'da ve çin'deki olası yavaşlamanın abd'ye yansıması seçimler öncesini etkiler mi?

türkiye'de, akp, tbmm'de, eğitimdeki yeni yasal düzenlemeyle yasama kazancı ve başarısı göstermiştir. olanı eğitimde yenilikler ya da eğitimde yıkıntılar olarak görmek gelgitinin kısa zamanda geride kalacağını ve işleyişin cumhuriyet sürecinin olağanlığında süregideceğini görmeliyiz.  erdoğan'ın güney kore'de "nükleer silahlanma" toplantısı'nda ve dönüşte iran'daki duraklamasının arabuluculuktan öteye işlevi ya da yakın getirisi görünmüyor.

30 mart 2012, college station, texas.