türkiye seçimler yolunda hızla ve enaz gerilimle ilerliyor. 14 mayıs seçimleri ve sayımları da hızla, enaz gerilimle güvenlik içinde gerçeklendiğinde türkiye'de demokrasi kalıcı bir aşama yapmış olacaktır.
2002'den bu yana siyaset dilindeki değişim salt akp'nin tepelerinden aşağılara doğru yaşanmıştır. "benim bakanım" ya da "benim milletvekilim, belediye başkanım" bilinçli yinelenerek günümüzde akp-mhp karşıtlarının da söylemine dönüşmüştür. son günlerde kılıçdaroğlu'nun, ekrem imamoğlu ve mansur yavaş'lı "yiğitlerim" tanıtmasından sözediyorum. daha doğrusu ve geçerli olanı "yiğitlerimiz" olmalıydı; olmalıdır. güzelim birliktelik kılıçdaroğlu'nun önderliğinde gerçeklenmiştir ama, "bizim"dir ve "bizim"ledir.
14 mayıs seçimleriyle değişim özlemek ve bekleyiş hergün yükseliyor ve doruk daha da yukarılara tırmanıyor. çoktandır bu tür umut ve tutkusallık yaşanmamıştı siyasette. 14 mayıs seçimlerinde yaşanacak "değişim" ne olacaktır? çok yaygın ve kitlesel değişim istemi güzeldir ama, yönetimi zorlu olur.
türkiye'de çoklarımıza göre değişir görünse de en güçlü değişim özlemi "adalet" dersek karşı çıkanlar azınlıkta kalacaklardır. "adalet" neden bunca yozlaştı ve yerlerde sürünüyor? akp'nin getirdiği "adalet"in temel özelliği eski dedikleri "adalet" anlayışından çokça gerilerde kalmışların adaleti "intikam" ve "öçalmak" olarak algılamaları ve uygulamalarıdır. "yasal"lığı kendi öznel ve "zümre/cemaat" temelli algılamak ve toplumun yarısından çoğunu güvensizlikle korkuya yöneltmek değişmelidir ve değişecektir. "yasa/lar" ve "yasallık" her yurttaş için eşdeğerde ve kayırmacasız, ayrıcalıksız ve daha da önemlisi "keyfilikten" uzak uygulanmalıdır. "adalet mülkün temelidir" özdeyişi "mahkemelerin duvalarında hüzünlü gününü beklemektedir. yurt ve yurttaşlık devletin "adalet" için yürümesiyle barışına kavuşur.
akp ile ve akp-mhp birlikteliğiyle "adalet" zayıflamıştır, yurttaşları bölücü işlemiştir. devlet adalet ile güçlüdür ve ulusun devleti adaleti korumanın ve kollamanın aracıdır. adalet geriliyorsa, devlet zayıflamıştır ve ulus da huzursuzdur. devletin geleceği ve kalıcılığı adaletle güvencededir. 14 mayıs seçimlerinde yurttaşların/seçmenlerin akp'nin "adaleti"ni değiştirecekleri umudu yüksektir. "adalet"in yeniden kurulmasının da aracı kapsamlı "af" olacaktır. kurumların akp-mhp baskılarından ve işgallerinden arındırılması kolay olmayacaktır; zaman alacaktır.
türkiye'de "adalet"le eşdeğerde ikinci büyük değişim özlemi de "kalkınma"nın duraklamasıdır. tüketim istemlerini okşayıcı "destekler" ve "vaadler" yanlıştır; yanıltıcıdır. türkiye'de pazar ilişkileri büyük çoğunluğun alım gücünü temel gereksinimler için de zorlamaktadır. bu yeni değildir ve seçimlerle değişim olmadan düzelecek de değildir. değişim: iktisatta üretim temelli ve tüketimi dengeleyici olmaktan öteye gelir dağılımındaki dengesizlikleri azaltacak yönde olmalıdır. akp'nin "kalkınma" algısı ve uygulaması da çıkmaz sokaktadır.
"adalet"i ve "kalkınması" tıkanmış türkiye'de akp-mhp siyasiliği de sonlanma yokuşunda aşağılara inmektedir.
"adalet" ve "kalkınma" ben diyerek olmamaktadır; olmaz. "adalet" ve "kalkınma" getireceğiz diyenlerin de sözlerine ve söylemlerine "m" değil "z" kullanımını çoğaltmaları kaçınılmazdır; zorunludur.
değişim istenendir ve değişim umudu seçimlerle, sayımlarla daha da yükselecektir.
28 nisan 2023, college station, texas.