türkiye'de ne oluyor değil, ne olacak diye düşünmeliyiz. önce istenenleri kıyıya koyalım: 2015 seçimleri gecikmemeli; türkiye'de değişim seçimle olmalı. akp seçimle yaşadı, seçimle sonlanmalı. akp'nin seçimleri öteleyecek, iktidardan kaçışını önleyici etkinliklerine toplumun sabırlı beklentisini doğru değerlendirmek gerekir. akp, iktidarı değişmezliği egemen kılmaya yönelik kullanmak istiyor. oysa, demokrasinin en önemli ilkeleri değişebilirliğe hazırlıklı olmakla, değişime kabullenmektir. akp'nin değişebilirliğe hazırlıksız olduğundan öteye, değişim olmasını zorlayıcı etkinlikleri sürüyor. akp, iktidarının izlenmesini ve olumlulanmasını tek ölçüt sayıyor. akp, öncelikleri de, gerekirleri de sürekli öteleyerek iktidarını sürdürüyor ve türkiye'nin olası çözümlerini öteliyor.
nerede anayasa? seçimlerle anayasa'nin yeniden yazımı değil miydi beklenti? akp anayasa yazacak ve türkiye'nin öteki yarısı da "oldu da bitti" mi diyecek? türkiye'nin yarısını anayasa dışı bırakmak ya da anayasa dışı saymak mı olur? akp'nin açıkta yaşanan siyaseti ve etkinlikleri, sürekli, olası anayasa karşıtlarını sessizleştirme yönünde. oysa, ne gerekliydi? çok açıktır ki: akp, mhp'yle birlikte uzlaşmalı ya da chp ve bdp'yle. yaşadığımız nedir? akp'nin, mhp'yi de, chp'yi de, bdp'yi karşısına almayı temel ve gündelik siyaset olarak canlı tutması. 2015'e değin sürmez bu siyaset: bakın tümü bize karşı, bizi daha güçlendirin, tek başımıza yaparız. tek başına anayasa yazılmaz. 1961'den bu yana yazılanların temel eksikliği de bu gerçeklik değil miydi? anayasa budur, bu anayasa bizimdir olmaz. anayasa "biz" olanların birlikteliğiyle olur. akp türkiye'de "biz" değildir; akp, yüzde elliye yakın çoğunluktur. anayasa değişimi ancak ve ancak türkiye'nin yüzde yetmişe yakın birlikteliğiyle olur.
akp'nin iki büyük gücü vardır: 1. akp içi örgütlenmesi sarsılmaz birliğini korudu, koruyor; 2. türkiye'nin kalkınması ve pazarı sarsıntı yaşamadı, yaşamıyor. hep biliyoruz ki, birliğin koruması da, pazarın kesintisiz sürmesi de sürgit olamaz. öncelik birincisinden mi, ikincisinden mi olur bilemeyiz ama birbirlerini etkiler o ikili. türkiye'de barış ve demokrasi sürerken anayasa değiştiremeyenler yarın bugünleri çok arar.
türkiye'nin temel sorusu şudur: türkiye'nin gücü akp'yle ve akp'den midir? türkiye'nin akp'den öteye gücünü yaşamadan yanıtını bilemeyeceğiz bu temel sorunun.
abd'de 2012 seçimleri 3 ocak'ta iowa seçimleriyle başladı. abd seçmeni dağılır, parçalanmiş derken hızla ve kolayca toplanacak sonuçlar çıktı ortaya: mitt romney, pazarın korunması ve sürmesi yanlılarının oyunu toplarken, abd kalabalıklarının geleneksel yapısının değişiminden ürkenler de rick santorum'da toplaştı. belli eleştirilerle, belli tartışmaları gündemde canlı tutmak yanlıları hızla elenecek zayıflıktaydı: gingrich, perry, bachmann ve hausman. ron paul ise, demokratlar'ın adanmamışlarıyla, cumhuriyetçiler'in bağımsızlarının oylarını topladı. 10 ocak'a bu üçlü toplaşma
dağılmadan korunur mu; yoksa, ikiye iner mi? sonrasında ise, 21 ocak'ta "south carolina"da mı, 31 ocak'ta florida'da mı bire iner? 31 ocak ötesine ikilik sürmesin yanlıları belirleyici olursa, obama'ya karşı uğraş uzun süreli olacaktır. ola ki birlik 31 ocak sonrasına kalırsa obama'nın ikinci dönemi güç kazanır.
obama'nın 2009'da seçilme korkusu olmadan gerçeklediği siyasi seçmelerle, 2010 seçimleri sonrası uyarlamaların obama'nın yeniden seçilebilirliğini güçlendirmiş görünüm gelen aylarda değişir mi?
6 ocak 2012, izmir.